Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Arapça dersinde de mi Atatürk?!

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak / Atasoy Müftüoğlu

Türkiye ve Bölgede Demokratikleşme Süreci

  
.: Yazarlar :.

 
“Ulusal Din Solu” İle Yüzleşme-1
19/08/2011 - 19:19

Bülent Şahin Erdeğer

ÖZ’E DAİR BİR GİRİŞ

Genelde insanlığın özelde de Müslümanların karşılaştıkları sorunlara yönelik başvurdukları en önemli hata sorunların sonuçlarına yoğunlaşma yanılgısıdır. Oysa sağduyulu yaklaşım sorunların sonuçlarını ortadan kaldırmak için sorunların sebeplerini ortadan kaldırmaktır. Çünkü arızî olarak sorunun sonucunu belli bir dönem ortadan kaldırsanız da şayet sebepler halen var ise sonuçlar yeniden ortaya çıkacaktır. Bu durum Kürt sorunu için de Başörtüsü sorunu için de Kapitalizm sorunu için de geçerlidir.

Kapitalizm’e yönelik oluşturulması elzem olan muhalif duruşun teorisi ve pratiği hangi zeminde inşa edilmelidir? Kapitalizmin Modernite’nin bir sonucu olduğunu biliyoruz. Modernist din-insan-toplum algısı doğal olarak materyalist bir çerçeve ve epistemolojiden hareket edecektir. Etmiştir de. Kendi kendine yeteceği vehmine kapılan modern insan hayatından gaybı, ruhu, maneviyatı kovmuş, hayatın anlamını kazanma-yeme-içme-cinsel ilişki kurma gibi hayvanî düzleme indirgemiştir. Dolayısıyla modern insanın “Tanrıyı Öldürdüğü” ve dolayısıyla kendini öldürdüğü bir çağdayız. Bu durum “Vahşi Kapitalizm” gibi bir sonuç ortaya çıkartıyor. Ama bu sonuç sadece sonuçlardan biri. Aynı sebep, bireycilik, ben-merkezcilik, çoğulculuk/ hakikatsizlik-görecelik, tarihselcilik gibi başka sonuçlar da ortaya çıkartıyor. Kapitalizme karşı olmak bu bağlamda tek başına bir anlam ifade etmiyor. Kapitalizme karşı çıkış şayet sadece böylesi bir “iktisadi tepkisellik” ise ana sebebe dair bir sorgulaması yoksa her tepkisellik gibi tepki gösterilenin belirlediği bir manüplasyona dönüşür. Yani sorunun özüne dair itirazı olmayanların sorunun sadece bir sonucuna yönelik tepkisellikleri sorunun belki bir an olsun ortadan kalkmasına sebep olsa da bu denizin üstündeki köpük mesabesinde kalacaktır. Bu açıdan “Sol” itiraz sağı da solu da üreten modernite sorununu ıskalayan bir manüplasyondur.

Batı, kendi içinde bunları sürekli tartıştığından sol itiraza da ciddi eleştiriler gelmiş, sol kendi içinde reformize olurken sol itirazın yetersizliğini gören kimi çevreler daha köklü arayışlar içine girmişlerdir. Örneğin Anarşizm bu köklü sorgulamaların adresi durumuna gelmiş durumda bugün. Materyalist paradigmayı aşamasa da tarihsel anarşizmi aşarak ekolojik anarşizme dönüşen ve bugün “Küreselleşme karşıtlığı” genel tanımlamasıyla karşılaştığımız pek çok düşünür ve çevrenin doğrudan Endüstriyel Toplum ve Modern İnsan’ı sorguladığına şahit oluyoruz. Örneğin Theodore John Kaczynski’nin Manifesto metni bu sorgulamaya örnek verilebilir. Yine bu sorgulamaların hedefinde Ulus Kimliğin ve modern ikonların reddi olduğunu da belirtmek gerekir.

Doğu’ya özelde de İslam toplumlarına geldiğimizde İslâm’ın başlı başına bir hayat tarzı ve dünya görüşü olduğu gerçeği Modernite’nin anlam dünyasından çok farklı bir yerde konumlanması Onu Modernitenin Kapitalizm Sosyalizm gibi tüm türevleri karşısında özgün kılmaktadır. Bu bağlamda Aziz “İslâm”, kategorik olarak Sosyalizmle mukayese bile edilemez. Peki o zaman “İslâm Sosyalizmi” söylemi nerden çıkmıştır? Sosyalizm ile İslam’ı aynı terkib içinde kullanabilmeniz için İslâm’ı bir yaşam tecrübesi, bir Âlem tasavvuru bir gayb-şehadet dengesi olmaktan çıkartmanız gerekir. Zaten öyle de olmuştur…

Şayet sorunu Modernite sorunu olmaktan çıkartıp yani sebeplerden kopartıp sonuçlara yoğunlaşırsanız tersinden Kapitalizme hizmet eden bir ekonomik itiraza indirgemiş olursunuz.

Son günlerde popülerleşen yeni bir söylemle karşı karşıyayız. Kendilerine Müslüman Sosyalistler, İslâmî Sol, Sol İslam gibi tanımlamalar getiren, İslam’dan Sosyalizm çıkar diyen bir söylem. Şahsî ahlâka yoğunlaşmayan, moderniteyi temellerinden sorgulamayan, Ulus kimlik ve ikonları konusunda özde bir kavgası olmayan bir söylem…

Bahsini ettiğimiz söylemin Kur’ân’a yaklaşımda, hayatı algılamada materyalist, modernist ve natüralist olduğunu, gaybı tipik aydınlanmacı önyargılarla dışladığını, İslam tarihini cımbızlayarak kurgusal argümanlar geliştirilmesini de eklemek gerek.

Nasıl ki bugün “Türk Solu” “Ulusal Sol” Sosyalizmin kötü bir karikatürüyse “Din Solu/ Solcu Din” gibi söylemler de ne Solu ne de Dinin sağlıklı tanımlarından ortaya çıkmış Terkiplerdir… Peki “Dinî Sol” ile “Türk Solu” indirgemeciliği arasında paralel tezlerdir. O halde Dinî Solcularla Ulusal Solcuların kesiştikleri aynileştikleri noktalar nelerdir? Bu sorunun cevabını “Din Solu”nun fikri temellerine eğilerek cevap bulabiliriz.

Bu teorik giriş sonrası aslında “sol” olarak ta tanımlanamayacak olan  “İslâmî Sol” terkibiyle kendisini anlatan Ulusal Din Solunun oturduğu zemini diğer yazımızda irdeleyeceğiz…

Selam ve Dua ile…  


756

 

 

YORUMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI

19/08/2011 - 19:19 “Ulusal Din Solu” İle Yüzleşme-1

09/08/2011 - 19:06 Bugün Tüm Ortadoğu Kerbelâdır…

29/07/2011 - 08:09 Komplolar, iftiralar ve Çelişkiler Üzerine

27/07/2011 - 11:08 Yeni Durum, Klişelerin İflası, Suriye ve Bahreyn…

19/07/2011 - 15:10 (YENİ) ABD Suriye Devrimini Destekliyor mu?

09/07/2011 - 12:39 16 Temmuz Hareketi: Şahitlik-Şûra-Ümmet Bilinci

24/05/2011 - 08:51 Kur’ân’ı Nûzul/Davet Sürecinde Anlamak -3

11/05/2011 - 00:27 Kur’an’a Dönüş’te Vahyin Oturduğu Zemini Tanımak -2

10/11/2010 - 17:55 Kur'an'a Dönüşte Sağlıklı Bir Metodolojiye Doğru-1

01/11/2010 - 14:47 Başörtüsü Hakkında Kemalist Hurafeler
 
YAZARLAR  

Mustafa Büyüksoy

Cengiz Duman

Erhan Koç

Atilla Morçol

Ömer Faruk Karataş

Bülent Şahin Erdeğer

Levent Baştürk

Murat İmirza

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Lütfü Şener

M'Ali Uzun

Nurullah Erkoç

Muhammet Elbir Habiboğlu

Nur Dinçkan

Üstad Mevdudi’nin Tasavvuf’a Bakışı
26/04/2012 - 22:58

SÖYLEŞİ  

Kur'an merkezli bir okuma derneği Okuder

Yusuf el Karadavî’nin eserlerini basan Nida Yayınları’ndan Recep Songül ile, Okuder ve Karadavî üzerine konuşuldu..

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Hayrettin Karaman

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

Mustafa İslamoğlu

Selefiyye'den Kur'an Müslümanlığına
09/07/2011 - 22:02

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz