Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Arapça dersinde de mi Atatürk?!

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak / Atasoy Müftüoğlu

Türkiye ve Bölgede Demokratikleşme Süreci

  
.: Yazarlar :.

 
Domuz bağında bir gece...
11/08/2011 - 23:20

Lütfü Şener
DOMUZ BAĞINDA BİR GECE

I
Gözlerim susuzluktan kurumak üzere, odanın harareti bedenimi buğulandırıyor. Nazi kampında kast sistemi mi bu? Aydınlığı söndürdüler. Karanlık nasıl da böyle yanar? Bu sandık açılsın, uyuşmuş bacaklarımla sana koşmak istiyorum anne. Kendim için değil, size gelmek için... Böyle ölmektense ,Denizler gibi darağacında ölmeyi yeğliyorum. Dimdik ayakta ve sizin için davamda domuz bağıyım şimdi. Doğmamış çocuklarımın özlemi sardı odayı. Kapımın kolu yok. Olsa da benim kollarım... Ben ben için değil, ben sen için yolsuzum. Senin yolunu kürümek için değil, düzlemek için yolsuzum!

BEN BEN İÇİN DEĞİL, BEN BİZ İÇİN DOMUZUM!

II
biz,geceHayatımın terlerini sıvazlıyorum göğsümden ve bacaklarımın arasında kafam... Ağlayabileceğim en son nokta burnum ve alnımın arası. Öleceğini bile bile düşünmek ne kadar güzel anne(!) Dağlar; sırından büyük dağlar gibi omuz omuza mücadele ettik, başımızda sis görünmezdi. Ayak uçlarımız berrak ve tertemiz. Ben seni savundum anne, ben anneleri savundum anne. Dağlarımıza ayaz düştü, kırağılar içinde kaldık şimdi. Secdede kalarak ölümü tadıyorum, bir bebeğe zorla yedirilen yemek gibi. Gül memelerinden aldığım dirençle inadına yaşıyorum.

III
Dışarıdaki fırtınanın sesi kulaklarımda yankılanıyor, uğulduyor (veya ağlıyor) gökyüzü ve arkadaşları bizim için. Kısa bir nakaratmış hayatım ya da tamamlanmamış bir film. O da olmadı söylediklerim saman çöpü. İnsanlar insanları öldürüyor. İnsanlar hayvanları öldürüyor. İnsanlar bitkileri öldürüyor. İnsanlar Güneş sisteminde kocaman arızalar yaratıyor. İnsanlar yaşıyor. İnsanlar yapıyor. Savunanlar ya ölüyor, ya öldürülüyor, ya da öldürüyor. Bana ölüm böyle anlatılmadı. Ölümden habersizdim, ölenler olmasın diye. Bir an kendimi unutuvermişim. Şimdi kafam bacaklarımın arasında ve varlığımdan haberdarım. Ama ne yazık ki benim haber ettiklerim benimle değil. Ya gece sıfır sıfır ajansında duyarsınız artık. Ya son dakika haberlerinde... Üçüncü sayfa haberlerinde olmayacağım kesin. Birkaç gün manşet düşer, ondan sonrası açıkoturum. Güzel bir ölüm sayılmayacak yakınlarım tarafımdan biliyorum. Dava erleri alkışlarla gönderseler de ben benle kalırken, onlar davalarıyla kalacak. Ne değişecek bilmiyorum? Değişmesi gerekenleri kemiksiz bir dille şiddetli bir şekilde anlattım. Anlatmak yeterli değilmiş. Hedefe anlatarak değil, koşarak varılır.

BİZ BİZE DEĞİL, BİZ SİZE VARMAK İÇİN DOMUZ OLDUK.

IV
Domuz bağında bir gecedeyiz şimdi. Takvimlerden bihaberim. Beni arayanların olup olmadığı meçhul ama ben aradıklarım için buradayım. Vakit dolunay. Vampirler soluksuz çalışıyor. Darbe zamanı gibi yaşadıklarım. Darbe olmasa da ülkeme, içerden darbeli ülkem! Protest şiirler, şarkılar gibi yaşadık hayatı. Savunduk, savunulmadık. İşçide attı kalbimiz, çöpçülerin ellerindeydi yüreklerimiz, öğrencilerimizdi yaşatmak istediğimiz, sadece insanları insan yapmaktı dileğimiz, ileri gitmek istedik belimizdeki urganlarla. Ne yazık ki urganın götürebileceği yer kadardı gideceğimiz. Domuz bağında bir gecedeyiz şimdi. Gündüzü umursamıyorum. Böyle ancak ya yarım gün, ya yarım saat, ya da yarım dakika yaşayabilirim. Annemin emeği, verilen hava kadar yaşayacağım. Gitmelerin zamanı. Vakit sonbahar gibi ama mevsimlerden yaz. Sen ne dersen de buna. Ben çare bulmaya çalışırken çaresiz kaldım. Gecenin bilmem kaçı, kanım tükendi. Ağlama anne! Ağlama! Benim cesaretimi nasıl iki urganla yıkamadılarsa, senide yıkamasınlar zehirli sularla.

KEŞKE SADECE SENİN KÜÇÜK DOMUZCUĞUN OLSAYMIŞIM!

V
biz,geceEllerim arkamda, ayaklarım titremekte, alnım tüm yükünü taşıyor vücudumun. Ben her şeyi sevdim, her şey beni sevmek zorunda değildi. Burnumdan akan kanlar ılık ılık ağzıma doğru iniyor, seni kokluyorum anne. Biz seninle ne rüzgârları derledik yığma ve köhne bir evde. Siz güzel yaşayın diye pitonlara meydan okuduk. Sen güzel yaşa diye annem! Şimdi birkaç zavallı doğru saydığı doğrusu için doğru olan doğruyu yıkıyor. Unutma anne, sen yeniden bir domuz doğuracaksın, bu seferki evcimen olmayacak. Yırtacak bedenleri kalemleriyle, silecek tabuları kelamlarıyla. Öyle bir fener doğuracaksın ki anne, Mehmetten de Mehmet, Fatihten de Fatih, Yunustan da Yunus olup sadece sevmek ve adalet uğruna var olacak, safkan olmak ya da olmamak (to be or not to be) hiçbir şeyi değiştirmeyecek, farklı kitleleri bir arada toparlayacak, O bizim için değil sizin için savaşacak (barışacak)!


O KENDİNE DEĞİL; O, SİZ İÇİN DOMUZ OLACAK!
 
 
 
 
 
 
Lütfü ŞENER
 
 

923

 

 

YORUMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI

11/08/2011 - 23:20 Domuz bağında bir gece...

08/08/2011 - 10:16 İçinde bulunduğumuz çağdaş sanat nereye gidiyor?

06/08/2011 - 11:35 Sadece Sustum...‏

27/07/2011 - 10:06 (YENİ) Kişisel Gelişim Okusak (!)

17/07/2011 - 23:15 O da Müslüman (!)

13/07/2011 - 08:49 Yaz Kızım!

09/07/2011 - 12:30 Ey İnsanlar! Kudüs'ü İstiyorum!
 
YAZARLAR  

Mustafa Büyüksoy

Cengiz Duman

Erhan Koç

Atilla Morçol

Ömer Faruk Karataş

Bülent Şahin Erdeğer

Levent Baştürk

Murat İmirza

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Lütfü Şener

M'Ali Uzun

Nurullah Erkoç

Muhammet Elbir Habiboğlu

Nur Dinçkan

Üstad Mevdudi’nin Tasavvuf’a Bakışı
26/04/2012 - 22:58

SÖYLEŞİ  

Kur'an merkezli bir okuma derneği Okuder

Yusuf el Karadavî’nin eserlerini basan Nida Yayınları’ndan Recep Songül ile, Okuder ve Karadavî üzerine konuşuldu..

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Hayrettin Karaman

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

Mustafa İslamoğlu

Selefiyye'den Kur'an Müslümanlığına
09/07/2011 - 22:02

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz