Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Arapça dersinde de mi Atatürk?!

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak / Atasoy Müftüoğlu

Türkiye ve Bölgede Demokratikleşme Süreci

  
.: Yazarlar :.

 
Kerbela'dan Hama'ya bir yol gider...
08/08/2011 - 17:34

Murat İmirza
Ali Şeriati'den ilham ile dile getirmek gerekirse, Suriye'de devrimciler Hüseyni bir iş yapmaktadırlar. Geride kalanlar ya Zeyneb gibi davransınlar yahut sussunlar...

Çünkü Hüseyin'in Kerbela'da susuz bedeni nasıl kılıçlarla doğrandıysa bugün Hama'da oruçlu insanların bedenleri aynı zalimlikle kurşunlanmakta...

Hama'da Müslümanlar Ramazan'da ve gündüz gözüyle katlediliyorlar. Stratejik hesaplardan ve diplomatik mesajlardan daha önemli olan bir gerçeğin olabildiğince yalın bir şekilde ifadesinden başka bir şey değil bu.

Sünni Müslümanlar ve Şii Müslümanlar arasındaki bir savaş sonucu hayatını kaybeden insanlardan bahsetmiyoruz. Eğer böyle bir savaşın var olduğuna inanan varsa kendilerini önce Şehid İmam Hasan El Benna'nın hatıralarını sonra da Fethi Şikaki'nin "Şii-Sünni İhtilafı Yapay Bir Kavgadır" başlıklı makalelerini adam gibi okumaya davet ediyorum. Çünkü böyle bir savaş yok. Muaviye'den yana olan bir Sünni görmedim ben henüz. Ancak öyle tuhaf bir zamanda yaşamaktayız ki, ortalık koşulsuz bir şekilde Hüseyin'i desteklemeyen Şiilerle dolu. Dolayısıyla bir Şii-Sünni savaşından değil, Hak-Batıl mücadelesinden yahut, Müslüman-Zalim ayrışmasından bahsetmemiz mümkündür.

Yaşadığımız günler tuhaf çünkü bugün Kerbela gününü yaşasalardı ve mantık örgüleri aynı şekilde işleyecek olsaydı, İranlı diplomatlar anlaşılan Yezid'den yana olacaklardı. Çünkü Şam diyarı Doğu Roma İmparatorluğu'na karşı yürütülen fetih hareketinin merkeziydi. Hüseyin'in kıyamı "fetih ekseni" içerisinde bir kırılmaya yol açtığı için doğru sayılamazdı. En iyimser ihtimalle haklı olsa dahi desteklenmesi uygun düşmezdi.

Bugün İsrail ve ABD'ye karşı direniş hattının çok mühim bir parçası olduğu öne sürülen Esad rejimi bu yüzden desteklenmiyorsa neden destekleniyor olabilir? Bu sorunun üzerine çok kafa yormama karşın, yukarıda bahsettiğim gerekçeden daha ciddi bir açıklama bulabilmiş değilim.

Zaten neredeyse her gün aynı argümanlarla karşılaşıyoruz. "Suriye muhalefeti Hizbullah'a karşı", "Suriye olayları üzerinden İran'a saldırılıyor.", "Hizbullah' karşı kirli bir savaş yürütülüyor."... Bütün bunların hepsi doğru olsa dahi Suriye muhalefetinin taleplerinin haklılığı tartışılabilir mi? Öncelikli olarak cevaplanması gereken soru bu.

Şu durumda eğer Şam rejimine isyan eden Hüseyin'in kıyamını haksız görüyorsanız, Suriye'deki devrim hareketini haksız görebilirsiniz. Diyecek tek bir lafım, öne sürecek tek bir argümanım yok.

Ancak siz Hüseyin'in zalime karşı kıyamından bahsediyorsanız...

Hüseyin'in meydan okumasını, "Zillet bizden uzaktır..." sözünü bayraklaştırıyorsanız...

Oklarla vurulan minicik evladını kaldırıp, "Ya Rabbi, bu kurban Sana, kabul et..." sözünü insanlara anlatıyorsanız...

Bütün bunlardan sonra, Suriye'deki devrimcilerin içerisinde ciddi bir yer tutmayan sürgündeki muhalefeti merkeze koyup, devrimcileri muhaliflerin siyasi hesaplarına kurban ediyorsanız...

Hama'daki olayların sorumluluğunun bir kısmını Esad'ın sırtından alıp başka birisiyle paylaştırmak için çırpınıp duruyorsanız...

Daha da ilginci, esasında her birisi Hüseyin'in kıyamına karşı öne sürülebilecek argümanları devrimcilere karşı kullanarak onları direniş hattında çatlak oluşturmakla alttan alta suçluyorsanız...

İsrail'e karşı direnişin merkezi olarak gördüğünüz Hizbullah'ın uğraması muhtemel zararı öne çıkartıp, katledilen insanların ortasında olduğu zulmü bulanıklaştırıyorsanız...

O vakit söyleyebileceğim tek şey şudur: Arkadaş Sen Muaviye'nin Şam rejiminin yerine İran'ın stratejik çıkarlarını koyuyor, bugünün Hüseyinlerinin İran rejiminin çıkarlarına kurban edilmesine karşı açıkça tavır almaktan imtina ediyorsun. Ağzına artık Hüseyin'i, Aşura'yı, Ehl-i Beyt'i almamalısın. Çünkü Senin hesabınla Hüseyin yadsınmalı, Muaviye'nin yanında olunmalıdır. Sen dilinle Hüseyin'e ağıtlar yaktığın halde elinle Muaviye'ye hizmet etmek gibi bir garabet içerisindesin.

Ben ise şunu öneriyorum: Ali Şeriati'den ilham ile dile getirmek gerekirse, Suriye'de devrimciler Hüseyni bir iş yapmaktadırlar. Geride kalanlar ya Zeyneb gibi davransınlar yahut sussunlar...

Çünkü Hüseyin'in Kerbela'da susuz bedeni nasıl kılıçlarla doğrandıysa bugün Hama'da oruçlu insanların bedenleri aynı zalimlikle kurşunlanmakta...

Ve hakikat şu: Bazen en büyük erdem çenesini kapatmayı bilmektir.

901

 

 

YORUMLAR

M SELMAN KAYA 06-12-2011, 07:12:51
El insaf.. Haşa Hz.Hüseynin tertemiz kıyamı ile insanlık düşmanı ABD ve FRANSA 'nın desteğinde kirlenen kirli suud 'un katar 'ın dolarları ile kirletilen SURİYE muhalefeninin ne alakası var. Siz sadece ABD ve FRANSA 'nın sözüm ona Kerbala 'da neden bulunduklarını düşünün.. Biz gerisini anlarız. Sizin mantığınıza göre ABD ve FRANSA israil 'i korumak İÇİN Mİ haşa HZ.hüseyin diye ifade ettiğiniz SURİYE muhalefetine destek veriyorlar... Sizin orda Kerbela ve Hüseyin 'in şanlı kıyamı haşa AMERİKANVAR mi gözüküyor.? Öyle mi okuyorsunuz bütün zalimlere uzak olması küfürden reberri etmesi gereken HÜSEYNİ?
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

08/08/2011 - 17:34 Kerbela'dan Hama'ya bir yol gider...

22/07/2011 - 00:21 Savaşı İstemediği halde savaşa hazırlıklı olan Müslüman
 
YAZARLAR  

Mustafa Büyüksoy

Cengiz Duman

Erhan Koç

Atilla Morçol

Ömer Faruk Karataş

Bülent Şahin Erdeğer

Levent Baştürk

Murat İmirza

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Lütfü Şener

M'Ali Uzun

Nurullah Erkoç

Muhammet Elbir Habiboğlu

Nur Dinçkan

Üstad Mevdudi’nin Tasavvuf’a Bakışı
26/04/2012 - 22:58

SÖYLEŞİ  

Kur'an merkezli bir okuma derneği Okuder

Yusuf el Karadavî’nin eserlerini basan Nida Yayınları’ndan Recep Songül ile, Okuder ve Karadavî üzerine konuşuldu..

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Hayrettin Karaman

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

Mustafa İslamoğlu

Selefiyye'den Kur'an Müslümanlığına
09/07/2011 - 22:02

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz