Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Arapça dersinde de mi Atatürk?!

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak / Atasoy Müftüoğlu

Türkiye ve Bölgede Demokratikleşme Süreci

  
.: Yazarlar :.

 
Selefiyye'den Kur'an Müslümanlığına
09/07/2011 - 22:02

Prof.Dr.Hayrettin Karaman
Selefiyyecilik "İslâm dünyasında dinin, yozlaştırıcı düşünce ve tutumlardan ayıklanmasını savunan ve din üzerinde bağımsız (ictihada dayalı) hükümler verme, yorumlar yapma" faaliyetinin de genel adı olmuştur.
Günümüzde mealcilik, Kur'an müslümanlığı, hatta Ondokuzculuk gibi bazı akımlar kendilerini -veya başkaları bunları- selefçiliğe nisbet etmekte, selefiyye hareketinin zamanımıza mahsus temsilleri olarak kabul etmektedirler.

Selefiyye'den Kur'an Müslümanlığına
Selef "geçmiş, öncekiler" demektir, İslâm ilimlerinde selef ilk üç nesil (sahabe, tabi'un, ve etbâ'u't-tâbi'în) müslümanlığını ifade eder. Bu dönemde -genellikle alındığında- saf iman, amel ve ihlas vardır, henüz itikad ve amel mezhebleri -en azından bugünki mânâsında- oluşmamıştır, müslümanların dinî bilgi ve davranışları ya doğrudan veya bir bilene sormak suretiyle Kur'an'a ve Sünnet'e dayanır, tevil (nasları hakikat mânâsından başka mânâlara götürerek yorumlama), bid'at ve beşere tazim konusunda sert bir karşı tavır mevcuttur, tevhid konusunda titizlik gösterilmiştir.
Fetihlerin, diğer siyasî ve ticari ilişkilerin yol açtığı kültür karışması -bilahare sünni olan ve olmayan diye iki ana guruba ayrılan- mezheblerin, düşüncelerin ve davranışların doğmasına sebep olmuş, önceki zühd hayatı da sistemli bir tasavvuf ve tarikatler hareketine dönüşmüştür. Bütün bu yolların ve düşüncelerin samimi mensupları yanında kötü niyetle sızmış, suret-i haktan görünmüş şahıs ve gurupları da olmuştur. Bütün bu düşünce, siyaset ve eğitim hareketlerinin, İslâm için iyi tesir ve sonuçları yanında kötülükleri de dokunmuş, inançta, düşüncede, dinî davranışta önemli sapmalar meydana gelmiştir.

Bu sapmaların doruğa çıktığı bir dönemde (13. asırda) İbn Teymiyye ve talebeleri iman, ibadet ve eğitim usulünde selef devrine dönüş, bu devri örnek alış hareketini başlatmışlar ve bu cereyana da bilahare "selefiyye hareketi" denilmiştir. Daha ilmî olanı -ilk dönem selefinin sonraki temsilcileri mânâsında- sonraki selef (müteahhir selef) ifadesidir. İnançla ilgili nasların tevili ve bid'atler karşısında sert tepki gösteren sonraki selef, en azından söylem olarak zaman zaman aşırılığa düşmüş veya kastı aşan ifadelerde bulunmuştur. 1792 yılında vefat eden Muhammed b. Abdulvehhab bu ikinci selef hareketini örnek alarak yola çıkmış, selef anlayışı çerçevesinde bir İslâm devleti kurmak üzere siyasî ve askeri bir harekete girişmiş, bu hareketin siyasî sonucu da bugün -karşıtlarının kendilerine Vehhabiler dedikleri- gurubun kurduğu devlet (Suudi Arabistan) olmuştur.
Vehhabiliğin ve sonraki selef hareketinin lehinde ve aleyhinde bir kütüphaneyi dolduracak kadar -Doğu'da ve Batı'da yazılmış- eser vardır; biz burada mezkûr hareketi değerlendirecek değiliz, ancak bu hareketin "müsamahasız ve dar görüşlü" olarak değerlendirilen ilk temsili bir yana sonraları selefiyyecilik "İslâm dünyasında dinin, yozlaştırıcı düşünce ve tutumlardan ayıklanmasını savunan ve din üzerinde bağımsız (ictihada dayalı) hükümler verme, yorumlar yapma" faaliyetinin de genel adı olmuştur.
Günümüzde mealcilik, Kur'an müslümanlığı, hatta Ondokuzculuk gibi bazı akımlar kendilerini -veya başkaları bunları- selefçiliğe nisbet etmekte, selefiyye hareketinin zamanımıza mahsus temsilleri olarak kabul etmektedirler.
Bize göre bu akımlarda selefiyyenin bazı tutum ve ilkelerine raslâmak mümkün ise de onlara uymayan, onlarla çatışan tarafları galip bulunduğundan bu nisbet (mensup göstermek, devamı ve temsilcisi kabul etmek) isabetli değildir


2149

 

 

YORUMLAR

Ridvan İşik 12-11-2011, 13:16:55
Selefi Salihinden Rabbim razi olsun ancak onlarin adini kendi pisliklerini örtmek dine aykiri işleri için delil yapmak malesef yaygin bir davraniş haline gelmiştir.Bügün bu görşün zirve destekçi Suudi arabistani ele alaim Ahmet bin Hanbel başta olmak üzere eski kitaplari kutsallaştiran en ufak bir ayrintiyi sünnet diye kusallatimaktadirlar.Güzel bu onlarin sünnete bağliliklarini gösterme açisindan samimi olduğunu düşündürür oysa gerçek öyle değidir sünnet diye simsiki sarildiklari şeyler onlari müslümanlarin evrensel farzlardan kaçma durmlarini örtmek için kullanmalmaktadiu ülr.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

09/07/2011 - 22:02 Selefiyye'den Kur'an Müslümanlığına

17/02/2010 - 09:35 FIKIHTA GELENEK VE YENİLEŞME

04/12/2009 - 09:43 Şiarlar, şiar ibadetler

13/10/2009 - 09:51 Hayızlı Kadının Tavafı Ve Mescide Girmesi

02/09/2009 - 16:44 Allah yolunda (fî sebîlillah)

12/08/2009 - 13:54 İslam ve zenginlik

06/07/2009 - 10:50 Hz. Ali döneminde muhalefet

02/07/2009 - 08:57 Uzlaşma mı, oyalama mı?
 
YAZARLAR  

Mustafa Büyüksoy

Cengiz Duman

Erhan Koç

Atilla Morçol

Ömer Faruk Karataş

Bülent Şahin Erdeğer

Levent Baştürk

Murat İmirza

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Lütfü Şener

M'Ali Uzun

Nurullah Erkoç

Muhammet Elbir Habiboğlu

Nur Dinçkan

Üstad Mevdudi’nin Tasavvuf’a Bakışı
26/04/2012 - 22:58

SÖYLEŞİ  

Kur'an merkezli bir okuma derneği Okuder

Yusuf el Karadavî’nin eserlerini basan Nida Yayınları’ndan Recep Songül ile, Okuder ve Karadavî üzerine konuşuldu..

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Hayrettin Karaman

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

Mustafa İslamoğlu

Selefiyye'den Kur'an Müslümanlığına
09/07/2011 - 22:02

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz