Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Arapça dersinde de mi Atatürk?!

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak / Atasoy Müftüoğlu

Türkiye ve Bölgede Demokratikleşme Süreci

Çağa Nüfuz Edebilen Bir Fakih / Serdar Demirel
Fıkıh vahye dayanır. Vahyi idrak edecek bir müktesebat elbette elzemdir. Vahiy ise yaşanan hayata indirileceğine göre, yaşanan hayatı hâkim paradigmasıyla algılamak ve neye, ne kadar müdahale etmek gerektiği ölçüsünü iyi ayarlamak gerekmektedir.
28/10/2011 / 08:24

Bugünün dünyasında Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney kültürel anlamda çok keskin çizgilerle ayrışmamaktadır. Küreselleşen dünyada kültürler lokal formlarını belli düzeyde korusalar da, özde, hızla profan liberal Batı kültürüne yaklaşmakta, bu dünyanın sunduğu hayat tarzını internet, tv, film, medya ve profan rol modeller üzerinden kanıksamaktadır.

Bunlar yapılırken adapte edilen küresel yaşam tarzının arkasındaki kutsaldan arındırılmış “dünya görüşü” de ıskalanmaktadır. Kaldı ki sokaktaki insan ideolojilerle pek ilgilenmez, ilgili olması gereken ise, Müslümanca hayatı yenilenen hayat içerisinde sabiteler zemininde üretme sorumluluğunu taşıyan kanaat önderleridir.

Bu bağlamda fakih, Batılı dünya görüşünün üzerine kurulu olduğu paradigmayı anlayıp İslâmî perspektiften onunla hesaplaşmadan, bu dünya görüşünün kendine has ontolojisi ve epistemolojisi zemininde ürettiği, sonrasında da Müslüman hayatına da nüfuz eden pratikleri hakkıyla kavrama şansına sahip olamaz.

Fakih, Batılı ve Müslüman toplumlar arasındaki olguların benzerliğinin ne kadarının özde, ne kadarının da biçimde olduğunu ancak o zaman tesbit edebilir. Fıkıh bir bilimsel disiplin olarak bunu yapmanın imkânlarını sunmaktadır, lâkin bu formasyona hâiz olmayan fakihlerin bunu yapabileceğini söylemek ise fazlasıyla iyimser kaçmaktadır. Hz. Ömer’e (r.a) nisbet edilen; “Câhiliyeyi bilmeyen İslâm’ı da bilmez” sözü bu meyanda çok şey anlatmaktadır.

Profan çağa ait olanı ve Müslüman hayatını ilgilendiren bir meseleyi, bu çağa hakim olan ve olayları yöneten dünya görüşünün bütünlüğü içerisinde anlamak ve anlanlandırmak gerekir. Anlama, tahlil edilen meselenin derinliğini kavrayan bir perspektif; anlamlandırma ise perspektife yön kazandıran bir duruş sahibi olmayı gerektirir. Bir duruş sahibi olmak için de nerede durduğunu, durduğu yerin diğer duraklarla ilişkisini veya ilişkisizliğini çözmeyi işaretler.

Fıkhın sözlükte bir şeyi bilmek, tam anlamak, derinlikli kavramak, ince anlayış anlamlarına geldiğini akılda tuttuğumuzda, bunun sadece nassların ruhunu derinlikli kavramak anlamına gelmediğini söyleyebiliriz. Bunun diğer mütemmim cüzü, hükmün tatbik edileceği vakanın ruhunun da aynı düzeyde bir derinlikle kavranması ihtiyacıdır. Fıkıhtan kasdedilen ince kavrayış sadece mukaddes metinlerle alakalı değil aynı zamanda vaka bilgisini de kapsadığı âşikârdır.

Çünkü fıkıh disiplini kişinin lehinde ve aleyhindeki haklarını öğrenmesinde takip edeceği kâide ve tavırları konu alan bir ilimdir. O zaman lehte ve aleyhte olanın anlaşılmasında muhatap olan şeyin hakikatinin bilinmesi fıkhın öncelikleri arasında olmalı değil midir?

Fıkıh vahye dayanır. Vahyi idrak edecek bir müktesebat elbette elzemdir. Vahiy ise yaşanan hayata indirileceğine göre, yaşanan hayatı hâkim paradigmasıyla algılamak ve neye, ne kadar müdahale etmek gerektiği ölçüsünü iyi ayarlamak gerekmektedir. Şeriat ve vaka bilgisi bir araya gelmeden hayattan kopuk içtihatları ve vahiyden kopuk yorumları asgariye indirmenin imkânı pek yoktur.

Çünkü karşı karşıya kalınan yeni meselelere yön veren öz ıskalanırsa, fakih, kendi gerçekliği içerisinde ama kendi gerçekliğinin üretmediği meseleyi yanlış zeminde ele alacaktır. Bu zeminde hem algı dünyasını şekillendiren klasik fıkıhın çerçevesini zorlayacak hem de meselenin künhüne vâkıf olmadan yanlış anlam yükleme hatasına düşebilecektir.

Zaman zaman nassların bu tür yaklaşıma zorlandığına ve hatta kurban edildiğine tanıklık etmekteyiz. Ancak bunu yapan çağdaş fakih tahlillerinde içine düştüğü anakronik tuhaflığın farkında bile olmuyor. Bu yüzden çağa rengini vuran dünya görüşünü iyi analiz etmeyen bir fakihin üreteceği çözümlerin zaman zaman onu takip edenleri yanlışa sürüklemesi bütün iyi niyetlerine rağmen kaçınılmaz olacaktır.

YENİ AKİT 

0 Yorum

Diğer Haberler

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Arapça dersinde de mi Atatürk?!

Sudan'daki Çatışmanın Perde Arkasında Ne Var?

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak / Atasoy Müftüoğlu

Seküler Devletin Şehitleri ve Laiklik / Akif Emre

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Bilim Eleştirisi Şart!

Dinlerini Parça Parça Edenler... / Hamza Türkmen

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar

"Tek Bir Ümmet" Neden Sadece Duygusal Bir Slogan Olarak Kalıyor? / Ashgar Ali Engineer

İslam Devleti olur mu, olmaz mı? / Abdulhamid Ahdar

Âşûrâ İnqılabı'nı anlamak değil anmak hedef alınınca / Selahaddin Eş Çakırgil

İngilizler, "AB-ABD-Yahudi gücü"nün çöküşü ve Türkiye'nin kuşatılması/ Yusuf Kaplan

Adil el Beyati : İslamcılara fırsat verin!

2.Abdulhamid Modernleşmesi Dönemindeyiz!

İslamcılık Meselesini Iskalamamak için!...

Menar Müelliflerinden Reşid Rıza üzerine...

Çağa Nüfuz Edebilen Bir Fakih / Serdar Demirel

88 Yıl Sonra Kutlanacak Ne Kaldı?

"İslam Tunus'a Geri Geldi; Devrime Gazze Zemin Hazırladı!"

Açık konuşun kanaat önderleri / Ömer Karaoğlu

Tasavvuf Terminolojisi ve İbn Teymiyye / Murat Kayacan

Çağdaş Dünyada Fakih Sorunu / Dr.Serdar Demirel

Yeni Anayasa ve "Müslümanca Duruş" / Faruk Köse

Küresel İsyanda Kapital ve Siyaset

Tevekkül Kerman ve Nobel Ödülü

Bulaç : "İslamcı entellektüeller maalesef memur oldu"

Yeni Bir Farz-ı Kifaye : Seküler İrşad

Otoriter laiklikten Liberal laikliğe / Dr.Serdar Demirel

Karmaşık Bir "Ortadoğu Buhranı" Eşiğinde / Selahaddin Eş Çakırgil

Modern Siyasal Tabu : Laik Devlet / Kenan Alpay

Mısırlı alimden Erdoğan'a : Tevbe etmelisin

11 Eylül ve ABD'nin kanlı tiyatrosu / Ureyb Elrentavi

Rasyonel bir halk hareketi modeli olarak el-Vefak

Somali'de açlık veya "gayri insani" yardım / Fikret Başkaya

Tarık Ramazan : Somali'yi dinlemek

İhsan Eliaçık ile Edip Yüksel'den İbretlik Röportajlar

Afrika'da "Tarım Emperyalizmi"

"Müslüman Aydınlar" Paradigma değiştirdi
YAZARLAR  

Mustafa Büyüksoy

Cengiz Duman

Erhan Koç

Atilla Morçol

Ömer Faruk Karataş

Bülent Şahin Erdeğer

Levent Baştürk

Murat İmirza

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Lütfü Şener

M'Ali Uzun

Nurullah Erkoç

Muhammet Elbir Habiboğlu

Nur Dinçkan

Üstad Mevdudi’nin Tasavvuf’a Bakışı
26/04/2012 - 22:58

SÖYLEŞİ  

Kur'an merkezli bir okuma derneği Okuder

Yusuf el Karadavî’nin eserlerini basan Nida Yayınları’ndan Recep Songül ile, Okuder ve Karadavî üzerine konuşuldu..

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Hayrettin Karaman

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

Mustafa İslamoğlu

Selefiyye'den Kur'an Müslümanlığına
09/07/2011 - 22:02

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz