Hangi senetler var?
Ebû İshak eş-Şâtıbî, hocası Ebû Abdullah el-Makkarî ile musâfaha yapmış. Hocası da başka bir fakih ile musâfaha yapmış ve bu zincir Hz. Peygamber’e kadar gitmiş. Böylece eş-Şâtıbî’nin, Peygamberimizle musâfaha yaptığı kabul edilmiş.
Bir diğer ilginç senet de (müşâbeke) parmakları birbirine kenetleme senedi. Bu işlem, yine eş-Şâtıbî’den Hz. Peygamber’e kadar uzanan bir silsile halinde gerçekleştirilmiş.
Üçüncü senet ise lokma yedirme senedi. Hocası el-Makkarî’nin mübarek elleriyle kendisine lokma yedirdiğini, onun da kendi hocasının elinden lokma yediğini belirtiyor ve bu halkayı Peygamberimize kadar dayandırıyor. Lokma yedirme senedinde büyük mutasavvıflar da var: Hasan el-Basrî, Maruf el-Kerhî, Ebû Tâlib el-Mekkî, Gazâlî gibi.
Senetlerdeki ifadeler mecâzî mi?
Bu bilgileri kendilerine arz ettiğimiz, dini ilimler sahasında ihtisas yapmış birkaç hoca; bu senetlerin mecâzî anlamda olduğunu, aslında kendisinden ders alınan, ilim öğrenilen hocaları belirten bir senet olabileceğini söyledi. Ancak biz buna katılmıyoruz. Zira böyle olsaydı, bu tarz üç farklı ifade kullanılmazdı. Ayrıca bir hocadan ders alındığını beyan eden kayıtlara icazet denir ki onlar daha tafsilatlı olur. Dolayısıyla mezkûr senetleri mecaza başvurmadan anlamamızda bir sakınca yoktur.
Şeyma Benli / Dünya Bizim



