|
"İslam Dini Aqla hitab eder. Basirete Nur verir, Qalb'in üzerindeki yoğun perdeleri kaldırr, kalbi fasid akıdeler zincirinden, batıl hurafeler kösteğinden kurtarır. İslam yaratıcıyı tanıttı, Tevhid’in delillerini ortaya koydu. Bu sayede akli-selim sahipleri Allah'ın sıfatlarından vacib, caiz ve müstahil olanlarını bildi. Dini Muhammedi Allah ile kulu arasına giren perdeleri, kahinleri, din adamlarını ve aracıları ortadan kaldırır.
Dini İslam Davet ettiği şeyi delille ispat eder.. İslam, halkın büyüğünü, küçüğünü, avamını ve havassını şuna davet eder: Siz akıl ve fikrin irşad ettiği hususlarda düşünmek ve anlamak için Allah'ın akıl ve fikirle şereflendirdiği insanlarsınız. Maddi alemi anlayın fakat Adil şeriatin ve kamil, faziletin hududunda durun. Yaratanınızı akıl ve fikirle bulun.. İşte islam akla bu kadar itina etmiştir.
İslam dini talim, terbiye, tefekkür ve ictihadla aklı koruduğu gibi, akla zarar veren veya aklı izale eden şeylerden de düşünceyi korur. İlk nazil olan ayetin "oku" diye başlaması İslam'ın akla, ilme, marifete ve düşünceye verdiği önemi gösterir. Aynı hitapta kaleme işaret edilmesi bunun diğer bir delilidir. Dini İslam bir akıl, fikir, burhan, delil ve nazar dini olduğu için akli düşünce en mühim bir esastır. İslam’ın temeli olan Tevhid’de akli nazar umdedir. İslam bütün hükümlerinde akla hitap eder. Müslümanlıkta akıl ile nakil daima muvafıktır.
İslam dini bir çok ayetlerle insanları tekekküre, tezekküre, itibare, tedebbüre, teakkule ve tefehhüme davet eder. Nazar ve tefekküre ait ayetlerin sayısı 500 den fazladır. İslam akıl nurunu söndürmez, basiret meşalesini köreltmez. Aksine düşüncetyi kuvvetlendirir, fikri düzeltir, akla rehner olur, ulaşamadığı hakikate aklı aydınlatır, göremediği zarar ve tehlikelerden onu kurtarır, akıl için ilahi bir kandil olur, onu nurundan faydalandırır.
İslam, akıl ve fikri taklid zincirinden kurtararak hem his ve tecrübe ile hem de akıl ve muhakeme ile fikre revac, kalbe inkişaf verir. Bilumum haklara ehil, vazifelerle mükellef olmanın şartı akıldır. Aklı eksik olanın ehliyeti ve salahiyeti de noksan olur. İslam, fikre meşru bir dairede istiklal bahşetmekle hakkı, delil ile arar. İstiklal-i fikir ise eksik bir akılla olmaz. Fikir istiklaline sahip olanlar akıllarını doğru ile yanlışı, faydalı ile zararlıyı tanımak ve ayırd etmek hususunda kullanırlar. Fikren müstakil olan insan hakkı, tam ve kamil manada bie serbesti içinde arar.
|