|
Mümin; içi ve dışı Kur’an ve Sünnet bilgi ve bilinciyle uyumlu, söylem-eylem tüm tercih ve eylemlerinde değerler sisteminin belirleyicisi ve yönlendiricisi Kur’an ve Sünnet olan, tüm evet ve hayırları, o iki kaynak yörüngeli olan; Varlığı yar, yokluğu nar, bahtiyar şahsiyet.
Hak Davanın Yıldızları;
Mümin billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rusülihi vel-yevmil-ahir; (Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe Kur’an’da ve sünnette bildirildiği gibi inanan ve bu inandıklarının doğru ve gerçek olduğundan emin olan).
Müslim ilallahi ve Rasûlih; (Allah’a ve Resulüne bilgi, bilinç ve devamlılıkla ve tam bir sadakatle teslimiyet gösteren).
Muti’ ilallahi ve Rasûlihi ve üli’l-emr; (Allah’a, Rasulüne ve adil-ehil-müslüman emir sahiplerine özüyle-sözüyle ve eylemleriyle itaatkâr olan).
Mutteki; (Allah’ın Kitabında ve Rasulünün Sünnetinde belirlenen esaslara, emir ve yasaklara, müjde ve uyarıları dikkate alarak gerektiği gibi riayet eden; Allah’ın irade ve rızasına aykırı davranışlardan ve bunun manevi-uhrevi azabından korunmada hassasiyet ve mesuliyet sahibi olan).
Münîb ilallah; (Tüm benliğiyle ve varlığıyla Allah’a yönelen).
Muhsin; (Allah’ı görüyorcasına ihlâslı, sağlam, güzel ve devamlı kullukta bulunan ve iş yapan).
Muhlis; (İçi-dışı, özü-sözü bir, tertemiz ve berrak, yalnız Allah’ın rızası için/doğrultusunda bulunan).
Muslih; (Bireysel-toplumsal eksiklikleri, yanlışlıkları, bozuklukları Allah ve Resulünün talimatları doğrultusunda düzelten, tamir ve tashih eden).
Mütevekkil; (Küçük-büyük her işinde, her amel ve emelinde sonuca ulaşmak için maddi-manevi imkân ve kabiliyetlerini sonuna kadar kullanıp sonucunun gerçekleşmesini herşeyi tüm ayrıntısıyla ve zerre istisnasız bilen, gören, duyan, haberdar olan Allah’ın takdirine bırakan; dünyevi-uhrevi, meşru, makbul, makul ve ma’ruf tüm amaçlarında tam bir teslimiyetle yalnız Allah’a güvenen).
Mukîmu’s-salah; (Namazlarını huşu içerisinde dikkatli ve devamlı ikame eden, hayatını namazla dizayn eden, anlamlı ve değerli kılan).
Mu’tu’z-zekâh (Gönül hoşluğuyla, maddi-manevi bir teşekkür ve beklentiye girmeden malının zekâtını veren, böylelikle malını arıtan, bereketlendiren).
Mutimmul-hacci ve’l-‘umre; (Hac ve umresini imkân doğduğunda tamamlayan ve bunun sağladığı iman ve İslam kardeşliği şuurunu devam ettiren, bunun sözcülünü yapan).
Âmilu’s-salih; (Hep salih; yani maddi-manevi, dünyevi-uhrevi, uygun, yararlı, anlamlı ve Allah rızasına ulaştırıcı işler yapan).
Âmir bil-ma’ruf-nâhiy anil-münker; (Dinin ve akl-ı selimin gereği, doğru ve uygun gördüğü işleri önce bizzat kendisi yapıp emir ve tavsiye eden, buna aykırı olanlardan önce kendisi kaçınıp sonra diğer mümin kardeşlerini sakındıran).
Mu’riz anil-lağv; (Faydasız, gereksiz ve zararlı, zaman kaybettirici söz ve davranışlardan uzak duran).
Münfik fis-serrâi ved-darrâi sirran ve alâniye; (Bollukta ve darlıkta, gizli-açık infak eden).
Müstağfir; (Sürekli Allah’tan bağışlanma dileyen).
Mûfi bil-ahd vel-misâk; (Ahdine, misakına bağlı, sözünün tavizsiz eri).
Tâib; (Sürekli tevbekâr).
Âbid; (Allah’ın bilinçli ve sürekli ibadet eden kulu).
Hâmid; (Her halukarda sürekli hamd eden).
Sâih; (Seyahatlerde bulunup Allah’ın kudretini seyreden).
Rukka’ ve Sücûd; (Gerek namazla, gerekse Allah karşısındaki konumunda hakiki manada rükû ve secde halinde olan).
Hâfız lihudûdillah ve salevâtihim ve furûcihim; (Allah’ın kendisi ve insanlar için belirlediği sınırları/namazlarının dikkat ve devamlılığını/iffet ve onurunu koruyan).
Sâim; (Allah için oruç tutarak, O’nun emri için maddi-manevi her türlü fedakârlıkta bulunacağını ispat etmekten zevk duyan).
Mûkin; (İnançlarından emin olan).
Mutesaddık; (Tasaddukta bulunan).
Zâkir; (Allah’ı özünde, söz ve eylemlerinde unutmayan ve hayatıyla Allah’ı hatırlatan).
Evliyâu ba’duhum; (Erkek-kadın tüm inanan kardeşlerinin hâmîsi, dostu ve yardımcısıdırlar onlar).
Mücâhid fî sebîlillah; (Çeşitli yol, yöntem ve boyutlarda tüm maddi-manevi imkân ve kabiliyetlerini Allah yolunda kullanan).
Hayru’l-beriyye; (Yaratılmışların en hayırlısı).
Sâbir fi’l-be’sâi ve’d-darrâi ve hînel-be’s; (Kulluğunu ve hayatının kullukta devamını engelleyen tüm iç ve dış engellere direnen, fırtınalar karşısında kaya gibi sapasağlam durabilen).
Sâdık; (Allah’a ve Rasulüne, emanete bağlı ve râbıt).
Muksit; (Âdil).
Mütetahhir; (İçiyle-dışıyla ve çevresiyle tertemiz).
Râşid; (İrşad olunmuş ve irşad eden).
Kâri; (Kitabullahı, Rasulullahı, hayatı, varlık âlemini, kâinatı okuyan).
Ulu’l-‘ilmi kâimen bi’l-kıst; (adaleti ve hakkaniyeti ayakta tutan ilim sahibi).
Ulu’l-elbâbi / ve’n-nuhâ; (Hakiki, özlü ve dinamik akıl sahibi).
Rabbâni; (Hasbi, harbi âlim, Allah adamı).
Veliyyullah; (Allah’ın dostu).
Şâkir; (Şükreden, sahip olduğu iç ve dış değerleri ve anlamlarını bilen ve mucibince yaşayan).
Dâ’î ilallah ve amile salihan ve kâle innenî mine’l-müslimîn; (Allah’a ve salih amellere çağıran ve ‘ben müslümanlardanım’ diyen).
Şâhid; (En ideal hayat tarzı olan İslam’ın yaşayan örneği ve adeta ölçüsü olan).
Muhbit (Allah’a gönülden boyun eğmiş).
Mütezekkir; (İbret ve ders alabilen ve gereğince yaşayan).
Mütefekkir (Faydalı, değerli ve anlamlı hususlarda bilinçli, derinlikli ve verimli düşünen).
Müteakkıl; (Aklını doğru ve dinamik kullanan).
Sâri’ fil-hayrat; (Hayırlarda yaşayan).
Tayyib; (İçi ve dışı Müslümanlığıyla tertemiz olan, temiz kalma ve Allah’ın huzuruna öylece çıkma kaygısı taşıyan).
Ve inşaAllah: Ashab-u’l-meymene ve’l-cenneti ve’r-rıdâ; (Cennete ve rızaya ulaşan bahtiyarlardan olan…
Rabbim bu vasıflarla donanmış mü’minlerden eylesin. Âmiin…
|